Van'nın En Büyük Şehir Portalına'ne Hoş Geldiniz...
giriş

Firma Rehberi

00:42 itibariyle,Pzt 18.12.2017
6 °C - -4 °C
Van :Sisli
En Yüksek:6 °C - En Düşük: -4 °C
 

Hayat bir hikaye gibidir,ne kadar uzun oldugu degil ne kadar güzel oldugu önemlidir.
(SENECA)
Yusuf Kabul

E-Posta:
yusufcan_yusuf@hotmail.com

KÖPEKLERİN AĞZI DEĞDİ DİYE DENİZ KİRLENMEZ





Ülke olarak birkaç yıldır güzel günlerin yaşandığı ve coğrafyaların ilk kez kendilerini değerli hissettiği bu zamanlar, ne oldu da bir anda yerini vahim olaylara bıraktı ve İnsandan daha değerli olan neydi ki bunca insanın hayatına mal oldu? Cevabı; koca bir hiç...

Tabi ki, sevgili Türkiye’min alışılan manzarası, ama bu kez durum biraz vahim, çünkü sinsice insanlarda Türk-Kürt kavgasına mahal verilmeye çalışılıyor. Bu durumda her iki kesim, yaşanılanları çok iyi analiz edip değerlendirmelidir, aksi halde hiç bir hatanın bu saatten sonra telafisi olmaz.

Anayasanın 34. maddesinde” Herkesin gösteriş ve yürüyüş yapma hakkı vardır.” hükmüne göre, başta tencerelere vurmayla başlayan protestolar bir anda yerini savaş alanlarına bıraktı. Sonraki gün gelen bir ölüm haberiyle ok yaydan çıkmış oldu ve ölümlerin ardı arkası kesilmedi. Artık öyle bir hal alınmıştı ki her şey farklı gurupların çatışmalarına dönüşmüştü. Bu halk kendi kardeşlerine karşı yapılan vahşete karşı sessiz kalmadı ve sokağa çıktı, çünkü değerleri göz göre göre bitirilmeye çalışılıyordu. Buna dikkati çekmek için sokağa dökülenlerin arasına karışan art niyetli insanlar ise işin seyrini değiştirdi. Yakıp yıkmaya başladılar. Haklı olan bir durumdan, koca bir kesim zan altında bırakılarak haksız duruma düşürüldü. Bu işler öyle yakma yıkmayla olmaz, hele bayrak ve büst yakmayla hiç hiç olmaz. Kardeşine sahip çıkma erdemini gösteren hiç bir Kürt’ün bayrakla büstle derdi olmaz. Zaten onu sokağa çıkaran kendi hassasiyeti değil miydi? Nasıl olur da başkalarının hassasiyetini hiçe sayma aptallığına düşebilir? Bu saatten sonra hiçbir Truva atına itibar edilmemeli.

Bütün bunlar gerek medyada olsun gerekse sanal alemde, Türk-Kürt kutuplaşması olarak lanse edildi ve herkes kendi tarafını bilerek veya bilmeyerek seçti.

Evet, herkes tarafını seçmeli, safını belli etmelidir bu saatten sonra. Zira mevzu Türk veya Kürt olmak değil, mevzu zalimin ya da mazlumun yanında olmaktır.

Batılılar kendi çıkarlarını Yeni Dünya Düzeni sloganıyla oluşturdular ve zamanı gelince de icraata geçirdiler. Her şey 11 Eylül, İkiz Kule saldırısı yalanıyla başladı. Afganistan’la okyanus ötesine taşındı, Irakla devam etti ve ardından Arap Baharı saçmalığıyla Kuzey Afrika’daki Müslüman ülkelerine sıçradı. Yaklaşık 24 yıllık bir zaman zarfıdır ki İslam alemi gün yüzü görmedi. İslam toprakları zulümlere vahşetlere sahne oldu. Binlerce Müslüman anasız, babasız kaldı, binlercesi tecavüze, hakarete uğradı ve yine binlercesi mülteci durumuna düştü. Bütün yaşanılanlar din anlayışını da değiştirdi ve İslam anlayışları çoğalmaya başladı. Bunu en bariz örneği Suriye’de İslam adına vahşetler yapan, insanlara tecavüz eden, , başkasının namusunu kendisine helal sayıp onları köle olarak pazarlayan, dillerinde Allah’ın ismiyle ezberledikleri birkaç ayetle, insanları mezhebine ve inanışına göre, gözlerini kırpmadan kurşuna dizen, kime hizmet ettikleri muamma olan, aslında, kafa kesmeyle cennete gidebileceklerine inanacak kadar saf olan, ne idüğü belli olmayan bir kaç veled-i zinadan oluşan insan sürüsü Işid’tir.

Önce Irak’ta Türkmenleri yerlerinden ederek mağdur etti, sonra Suriye’deki Türkmenleri de katledip geçip taş taş üstünde bırakmadı. Hala insanların zihinlerinde Yezidilere yaptıkları tazeliğini korumakta. Kaçtıkları dağlarda açlıktan susuzluktan ölen çocukların, kaçırılan kadınların dramları kara bir leke olarak insanlık sayfasına kaydedildi. Suriye’de her istediklerini alan bu modern barbarlar kendilerine direnen Kürt bölgesine var gücüyle saldırmaktadır. Kim bilir istedikleri olursa dünya Türkmen katliamı gibi yine seyirci kalacak.

İşte İslam dünyasında yaşanılan bütün bu zulme karşı hala bazı mahluklar içlerindeki faşizmin bilinciyle Işid’e dua ederek katliam yapacakları toprakları ele geçirmelerini dört gözle bekleyip, Kobane düştü, düşecek naraları atıp, paylaşımlar yapmaktadır. Gerekçe her ne olursa olsun, zulümden yana tavır konuluyorsa, bu vicdan müessesinin iflas ettiğini ve insanlıkta nasibin kalmadığının göstergesidir.

Şimdi ırkçılık kisvesine bürünüp, Işid’e destek vermeyi kendilerine göre meşru ve haklı bir gerekçeye dayandırıp, onlara göre daha onurlu olanı savunanlara farklı ithamlarda bulunup, tarihin ahmaklar çöplüğünde yerini alacak olanlara sözüm o ki; Köpeklerin ağzı değdi diye deniz kirlenmez ve Zulümle abad olanın ahiri de berbat olur...


2014-10-13 Bu Yazı 2656 kez okundu

Son Yazıları

Köpeklerin Ağzı Değdi Diye Deniz Kirlenmez
VAN BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİ LOGOSUNDA GÜNEŞ VE SU METAFORU
YA BİTARAF YA DA BERTARAF
KALP AĞRISI
ÜZÜLME CAN!
SİZ HİÇ “DOĞU”DA ÇOCUK OLDUNUZ MU?
ŞEHİR VE SEN
ÇOCUK OLMAK İSTİYORUM ANNE
BELEDİYEDEN VE BÜYÜK ŞEHİRDEN BEKLENTİLER
VANLI OLMAK VAR YA!
Yorumar